Türkiye otomotiv sektöründe yerli üretim tarafında yeni bir dönem başlayabilir. Togg’un ardından HABAŞ da kendi markasıyla binek otomobil pazarına girmeye hazırlanıyor. Uzun süredir otomotiv yatırımları üzerinde çalışan şirketin ilk modellerini 2026 yılı sona ermeden kamuoyuna tanıtması bekleniyor.
HABAŞ’ın planları yalnızca yeni bir otomobil üretmekle sınırlı değil. Şirket, daha önce Honda’nın üretim yaptığı Kocaeli Şekerpınar’daki tesisi binek otomobil üretim merkezi olarak değerlendirirken, farklı gövde tipleri ve motor seçenekleri üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
HABAŞ’ın binek otomobil pazarına iki farklı gövde tipiyle giriş yapmayı planladığı belirtiliyor. Bunlardan biri sedan, diğeri ise son yıllarda Türkiye ve Avrupa pazarında oldukça güçlü talep gören crossover olacak.
Şirketin otomobil tarafındaki stratejisinde dikkat çeken noktalardan biri de farklı güç aktarma sistemlerine yer verilmesi. HABAŞ’ın geliştirdiği modeller için benzinli, hibrit ve plug-in hibrit seçeneklerinin planlandığı belirtiliyor.
Bu yaklaşım HABAŞ’ı tamamen elektrikli otomobillere odaklanan Togg’dan farklı bir noktaya konumlandırabilir. Özellikle hibrit otomobillere yönelik talebin artması, markanın pazardaki konumlandırmasında önemli bir avantaj sağlayabilir.
HABAŞ’ın binek otomobil yatırımlarındaki en önemli avantajlarından biri mevcut üretim altyapısı olacak. Şirket, Honda’nın Türkiye’de otomobil üretimini sonlandırmasının ardından Kocaeli Şekerpınar’daki fabrikayı satın almıştı.
Söz konusu tesisin HABAŞ’ın yeni binek otomobillerinin üretim merkezi olması planlanıyor. Böylece şirket sıfırdan yeni bir otomobil fabrikası kurmak yerine daha önce seri otomobil üretiminde kullanılan güçlü bir sanayi altyapısından yararlanabilecek.
HABAŞ’ın otomotiv faaliyetleri yalnızca binek otomobilleri de kapsamıyor. Şirketin ticari araç üretimi tarafındaki faaliyetlerini Manisa’da sürdürmesi planlanırken, ağır sanayi yatırımlarında İzmir Aliağa önemli merkezlerden biri olmaya devam ediyor.
Yeni yerli otomobil projesinin en dikkat çekici ayrıntılarından biri ise tasarım tarafında ortaya çıkıyor. HABAŞ’ın geliştirdiği otomobillerin tasarım çalışmalarında dünyaca tanınan otomobil tasarımcısı Frank Stephenson görev alıyor.
Stephenson otomotiv dünyasında oldukça önemli bir kariyere sahip. Geçmişte BMW, Ferrari, Maserati, Mini, Fiat ve McLaren gibi markaların çeşitli projelerinde görev alan tasarımcı, otomobil dünyasının tanınmış isimleri arasında bulunuyor.
Dolayısıyla HABAŞ’ın ilk binek modellerinin tasarımının nasıl şekilleneceği şimdiden merak konusu. Özellikle markanın sedan ve crossover modellerinde nasıl bir tasarım dili benimseyeceği, otomobiller resmi olarak tanıtıldığında daha net görülebilecek.
Mevcut bilgilere göre HABAŞ’ın geliştirdiği ilk binek otomobillerin 2026 yılının sonuna kadar tanıtılması bekleniyor. Ancak araçların resmi tanıtım tarihi, donanım seviyeleri, motor güçleri, batarya kapasiteleri ve satış fiyatları konusunda henüz kapsamlı bir açıklama yapılmış değil.
Bu nedenle tanıtım tarihi yaklaştıkça araçların teknik özellikleriyle ilgili yeni bilgilerin paylaşılması bekleniyor.
Özellikle plug-in hibrit modelin elektrikli sürüş menzili, batarya kapasitesi ve motor gücü otomobil kullanıcılarının yakından takip edeceği teknik detayların başında geliyor.
HABAŞ’ın projesinin planlandığı şekilde hayata geçirilmesi halinde Türkiye otomotiv pazarındaki yerli marka çeşitliliği de artacak.
Togg özellikle elektrikli otomobil teknolojileri ve mobilite ekosistemi üzerine yoğunlaşırken, HABAŞ’ın benzinli, hibrit ve plug-in hibrit seçeneklerini birlikte sunmayı planlaması iki üreticinin farklı ürün stratejileri izleyeceğini gösteriyor.
Bu durum tüketiciler açısından da alternatiflerin artması anlamına gelebilir. Özellikle elektrikli otomobile tamamen geçmek istemeyen ancak yakıt tüketimini azaltmak isteyen kullanıcılar açısından hibrit ve plug-in hibrit seçenekler dikkat çekebilir.
Şu ana kadar açıklanan ve kamuoyuna yansıyan bilgiler doğrultusunda HABAŞ’ın otomobil projesinin temel özellikleri şöyle özetlenebilir:
HABAŞ’ın binek otomobil pazarına girmesi, Türkiye otomotiv sanayisi açısından önemli gelişmelerden biri olmaya aday. Togg ile birlikte yeniden gündemin merkezine yerleşen yerli otomobil üretiminin farklı şirketlerin yatırımlarıyla genişlemesi, Türkiye’nin otomotiv üretim kapasitesi açısından da önem taşıyor.
Ancak HABAŞ’ın pazardaki gerçek konumu araçların resmi olarak tanıtılmasının ardından daha net ortaya çıkacak. Tasarım, fiyatlandırma, yerlilik oranı, motor seçenekleri, donanım seviyeleri ve satış sonrası hizmet ağı tüketicilerin tercihini belirleyecek temel unsurlar arasında olacak.
Şimdilik en büyük merak konusu ise Frank Stephenson’ın tasarımını üstlendiği HABAŞ yerli otomobilinin nasıl görüneceği ve hangi fiyat seviyesinden satışa çıkacağı.